ex-vitamin bir canlının metabolizmasının düzgün çalışması için küçük miktarlarda ihtiyaç duyduğu temel bir mikro besin

olan organik bir moleküldür (veya kimyasal olarak yakından ilişkili bir molekül grubudur, yani vitamerlerdir).

Esansiyel besinler canlıda ya hiç sentezlenemez ya da yeterli miktarlarda sentezlenemez ve bu nedenle beslenme yoluyla alınması gerekir.

C vitamini bazı türler tarafından sentezlenebilirken diğerleri tarafından sentezlenemez;

ilk etapta bir vitamin değildir, ikinci sıradadır. Vitamin terimi diğer üç temel besin grubunu içermez: mineraller,

esansiyel yağ asitleri ve esansiyel amino asitler.[1] Çoğu vitamin tek bir molekül değil, vitaminler adı verilen ilgili molekül gruplarıdır.

Örneğin, sekiz Evitamini vardır: dört tokoferol ve dört tokotrienol. Bazı kaynaklar kolin de dahil olmak üzere on dört vitamini listeler,[2] ancak büyük sağlık kuruluşları on üç vitamini listeler:

A vitamini (tüm trans-retinol, tüm-trans-retinil-esterler, ayrıca tüm-trans-beta-karoten ve diğer provitamin A karotenoidleri olarak), ex-vitamin

B1 vitamini (tiamin), B2 vitamini (riboflavin), B3 vitamini (niasin), B5 vitamini (pantotenik asit), B6 ​​vitamini (piridoksin),

B7 vitamini (biyotin), B9 vitamini (folik asit veya folat), B12 vitamini (kobalaminler), C vitamini (askorbik asit),

D vitamini (kalsiferoller), E vitamini (tokoferoller ve tokotrienoller) ve K vitamini (filokinon ve menakinonlar).[3][4][5]

Tüm vitaminler 1913 ile 1948 arasında keşfedildi (tanımlandı).

Tarihsel olarak, beslenmeden vitamin alımı eksik olduğunda, sonuçlar vitamin eksikliği hastalıklarıydı. Daha sonra,

1935’ten başlayarak, ticari olarak üretilen maya özü B vitamini kompleksi ve yarı sentetik C vitamini tabletleri piyasaya çıktı.[

6] Bunu 1950’lerde, genel popülasyondaki vitamin eksikliklerini önlemek için multivitaminler de dahil olmak üzere

exvitamin takviyelerinin seri üretimi ve pazarlanması izledi.

Hükümetler, eksiklikleri önlemek için gıda takviyesi olarak adlandırılan

un veya süt gibi temel gıdalara bazı vitaminlerin eklenmesini zorunlu kılmıştır.

Hamilelik sırasında folik asit takviyesi önerileri,

bebek nöral tüp defekti riskini azaltmıştır.[8]

taurin
vitamin

taurin

Taurin, esansiyel olmayan bir aminoasit tir. Fakat ,İskelet kası dahil olmak üzere vücudun birçok yerinde yüksek yoğunlukta bulunmakta...
Okumaya devam et
kolajen tip 2
vitamin

kolajen tip 2

Kolajen Eksikliği Belirtileri Nelerdir? Yaşlanma, stres, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak vücutta collagen üretimi azaldığında veya bozulduğunda koljen eksikliği oluşabilir. Koljen eksikliği belirtileri, vücutta bulunan farklı tiplerine ve eksikliğin şiddetine bağlı olarak değişir. Genel olarak koljen eksikliğinde ortaya çıkan yaygın belirtiler şunlardır: Cilt sorunları:  eksikliğinde cilt elastikiyeti azalabilir, kırışıklıklar ve çizgiler daha belirgin hale gelebilir. Cilt daha mat bir görünüm alabilir ve sarkmalar meydana gelebilir. Eklem ağrıları:  eklem kıkırdağının temel bileşeni olduğundan,  eksikliği eklem sağlığında sorunlara neden olabilir. Eklem ağrıları, sertlik ve hareket kısıtlamaları ortaya çıkabilir. Osteoartrit gibi eklem rahatsızlıkları riski artabilir. Kas zayıflığı: eksikliği, kas dokusunda güç kaybına neden olabilir. Kaslar zayıflayabilir, dayanıklılığı azalabilir ve kaslarda sık sık yorgunluk hissi oluşabilir. Yara iyileşmesinde gecikme:  eksikliği, yara iyileşme sürecinin yavaşlamasına veya zorlaşmasına yol açabilir. Yaraların iyileşme süresi uzayabilir ve yara alanında belirgin izler oluşabilir. Saç ve tırnak sorunları:  eksikliği, saçların kırılganlaşmasına, matlaşmasına ve dökülmesine neden olabilir. Tırnaklar da zayıflayabilir, çatlayabilir ve kolayca kırılabilir. Sindirim sorunları: eksikliği, bağırsaklarda hassasiyet, irritabl bağırsak sendromu ve sindirim sorunları gibi semptomlara yol açabilir. Kemik zayıflığı: eksikliği, kemik yoğunluğunda azalmaya ve osteoporoz (kemik erimesi) riskinin artmasına neden olabilir.
Okumaya devam et